YÖNETİM KURULU BAŞKANININ MESAJI

Kurulduğu 1974 yılından bu yana sürdürdüğü faaliyetlerle, kamuoyu ile kamu kurum ve kuruluşları nezdinde değerli ve güvenilir bir geçmişe sahip olan Derneğimiz, global birer oyuncu olan üye firmaları ve geniş uzman kadrosu ile Otomotiv Sanayii’ni geliştirmeye yönelik çalışmalarını 42 yıldır başarı ile sürdürmektedir.

Otomotiv Sanayimiz bugün geldiği nokta itibariyle ülke sanayisinin ve ekonomisinin lokomotifi konumundadır. Üretilen araçların yüzde 73’ünü ihraç eden ve ülkenin toplam ihracatının yüzde 15’ini gerçekleştiren sanayimiz son yıllarda yakaladığı sürdürülebilir büyüme ile global pazarlarda rekabetçiliğini de sürdürmektedir.

Zorlu ekonomik ve siyasi koşulların yaşandığı 2015 yılında, iki seçim ve arasındaki dönemde seçim hükümetinin görevde olduğu dikkate alınırsa, ekonomik performansın tahminlerden çok daha iyi gerçekleştiğini söylememiz gerekiyor. 2014 yılına göre büyüme kaydeden iç pazara karşın, bölge ülkelerinde yaşanan sıkıntılar sanayimiz için olumlu olmayan gelişmeler olarak ortaya çıktı. Alınan tedbirlerle Rusya, Ukrayna ve Orta Doğu pazarları gibi ülke ve bölgelerden kaynaklanan ihracat kaybına karşın ihracatımız açısından lider konumda olan Avrupa pazarlarındaki büyüme, sanayimizin üretim ve ihracat rakamlarına pozitif katkı sağladı.

İhracatımız adet bazında yüzde 12 oranında artış gösterdi ve Euro-Dolar paritesindeki gerileme nedeniyle tutarsal olarak Dolar bazında yüzde 5 gerilerken, Euro bazında ise yüzde 14 arttı. Otomotiv sanayii, Türkiye’nin toplam ihracatında sektör sıralamasında ilk sıradaki yerini korudu. Toplam üretimimiz adet bazında yüzde 16 oranında artış göstererek 1 milyon 359 bin seviyesine ulaştı. 2015’te üretim ve ihracatta rekor kaydeden sanayimizde, yeni projelerin hayata geçmesi ve yapılan kapasite yatırımları ile son 5 yılda üretim kapasitesi 1,5 milyon adet seviyesinden 1,75 milyon adet seviyesine yükseldi. Direkt istihdam olarak yaklaşık 50 bin ve dolaylı olarak yaklaşık 500 bin kişiye istihdam sağlar seviyeye ulaşıldı.

Ülkemiz toplam ihracatının yüzde 15’ini gerçekleştiren bir sanayi konumuna ulaşan ve ekonomimize sağladığı direkt ve dolaylı katkı ile diğer sektörlere öncülük eden konumu sayesinde otomotiv sanayii ülkemizin hedeflerine ulaşmasında stratejik role sahiptir. Sanayimiz, yüksek kaliteli ve katma değerli üretim yetkinliğinin yanı sıra global markaların yeni ürün ve teknoloji geliştirme çalışmalarında liderlik görevini de elde ederek dünya arenasında önemli bir oyuncu haline gelmiştir.

Hükümet programında da yer verildiği üzere stratejik öneme sahip olan otomotiv sanayiinin global otomotiv markaları için üretim ve Ar-Ge merkezi konumuna gelmesinde hükümetimizin uygulamakta olduğu Ar-Ge teşviklerinin büyük katkısı bulunmaktadır. Sanayimizde 2010-2014 arası toplam Ar-Ge istihdamı yüzde 90, patent başvuru sayısı ise yüzde 207 artış göstermiştir. Ülkemizde otomotiv için yapılan Ar-Ge harcamaları, toplam Ar-Ge harcamaları içerisinde yüzde 18,9’luk paya ulaşmıştır. Yüzde 31,7’lik paya sahip Almanya ve yüzde 19,8’lik paya sahip Japonya’nın ardından üçüncü sırada yer almıştır. 2015’te de ihracatta lokomotif konumunu sürdüren sanayimizin, Ar-Ge teşviklerinin devam etmesi ile birlikte global markalar için üretim ve Ar-Ge üssü olma özelliğini kuvvetlendirerek devam ettireceğine olan inancımız tamdır.

Üyelerimizin devam eden yeni model ve kapasite artışı yatırımları ile 2016 senesinde sanayimizin kapasitesinin 1.9 milyon adet seviyesine ulaşacağını tahmin ediyoruz. Yeni devreye giren projeler ve halen devam etmekte olan bu yatırımlar ile ihracatın 1 milyon eşiğini aşmasını, üretimin ise 1,4 milyon adet mertebesine ulaşmasını öngörüyoruz. Teşvikler ile desteklenen yeni projeler, 2016 yılında özellikle ihracat bazlı üretim artışını sağlayacaktır. İstikrarlı bir iç pazar ve ekonomide satınalma kararlarının etkilenmeyeceği bir seyrin devam etmesi varsayımı ile 2015 yılına benzer bir iç pazar ile 2016 yılında da toplam üretimde rekor yaşanması söz konusu olabilecektir. Hükümetimizin sanayii destekleyici politikalarının devam etmesi ile yeni projeler için ülkemizin rekabetçiliğinin sürdürülmesi ve böylelikle yeni yatırımların ülkemize çekilmeye devam etmesi mümkün olacaktır.

Kudret ÖNEN

Yönetim Kurulu Başkanı